Kürdanla Zeytin Yakalamaya Çalışıyorum

"O halde ölümlülerin bütün yaşamı bir çeşit masaldan başka nedir, birilerinin, başka birilerinin maskelerini takarak sahneye çıktığı, yönetmenin sahneyi terk etmeleri gerektiğini emrettiği ana kadar herkesin kendine düşen rolü oynadığı bir çeşit masaldan? Yönetmen bir oyuncuya kostümünü değiştirip sahneye çıkmasını emreder, böylece demin mor giysileri içinde kralı oynayan, az sonra paçavralar içinde bir köleciği oynar. Her şey bir gölgeden ibarettir, ama bu masalı oynamanın başka yolu yoktur." der Erasmus. Eğer bir tiyatro sahnesiyse yaşam ve oyuncuları sürekli kostüm değiştiren insanlarsa, o zaman kendisi de üzerine en iyi oturan kostümü giymeli ve bu kostümün gerektirdiği rolü elinden geldiğince iyi oynamalıdır. Ama onun kostümü ne kral kostümü olmalıdır ne de köle; hem kral kostümü olmalıdır, hem de köle. Beklenmedik bir anda belirmelidir sahnede, onu gördükleri anda ışıl ışıl parlamalıdır çatık kaşlı seyircilerin yüzleri, sert gecen bir kış sonrası ilkbaharın ılık güneşinin yeniden canlandırdığı doğa gibi, dipdiri olmalıdır; ilk sözcükler dökülmeye başladığı anda dudaklarından, çılgınca alkışlanmalıdır. Olympus'un bütün tanrı güruhunu ardında bırakıp yeryüzüne yepyeni umutlar aşılamak, yaşama tuzunu katmak üzere gelen bir tanrıçayı oynamalıdır; herkese her şeyi cömertçe ihsan eden biricik varlık, yani DELİLİK olmalıdır.                                   ÇİĞDEM DÜRÜŞKEN

İlk defa bir kitabı ikinci kez okumaya başladım ve sanırım sahip olduğum kitapların bir kısmını tekrar okuyacağım.

Comments

Popular Posts